31 Ocak 2015 Cumartesi

Vefa Enver - Bana Prenses Deme! Kitap Yorumu



Herkese merhaba. Nasılsınız? Bugün kadın karakterinden nefret ettiğim bir kitapla karşınızdayım. Hemen yoruma geçmek istiyorum çünkü anlatmalıyım. Kıza öfkemi yazarak sizinle paylaşmalıyım. Şimdi önce her zamanki gibi konudan bahsetmek istiyorum. Nil babasının prensesi 19 yaşındaki bir kız. Babasının yanında çalışan Murat'a aşık. (Aşık olduğunu sanıyor. Tam anlamıyla takıntılı.) Daha sonra babasının şirketinde orta yaşlı, yakışıklı, Çapkın, kendine aşırı güvenen Yiğit'le tanışıyor. Gördüğü andan itibaren ondan rahatsızlık duyuyor. Ama Nil çok güzel ve çok genç. Ister istemez Yiğit'in dikkatini çekiyor. Babası Yiğit'i çok sevdiği için Yiğit sevgilisi Tuğba ile akşam yemeği için Nillere geliyorlar. Tabi Yiğit Nil'le uğraşıyor. Nil bir anda ondan nefret etmeye başlıyor. (Hayır adam kötü birşey yapmadı ki) Neyse babasının inadı üzerine bir cafeye gidiyorlar hep birlikte. Yiğit Tuğba'yı resmen herkesin ortasında yiyor. Nil bundan rahatsız oluyor. Bu arada Murat nişanlı ve o da nişanlısıyla birlikte aynı cafede. Nil onlara imreniyor. Yani Yiğit'e ne kadar gıcık oluyorsa Murat'ı o kadar beğeniyor. Neyse Yiğit bununla uğraşıyor, o sürekli Yiğit'e laf sokma çabasında falan derken bunlar yakınlaşıyor. Konumuz kısaca bu. Ben yorumumu karakterler üzerinden yapmak istiyorum. Şimdi başlayalım esas kız Nil'den. Nil hayatınızda görüp görebileceğiniz en inatçı, en şımarık, en düşüncesiz, en kendini bilmez, en öfkeli kız. Uyuz oldum okurken. Nil 19 Yaşında artık prenses Değilim büyüdüm havalarında ama Davranışları 13 Yaşında bir çocuk gibi. Ciddi ciddi sinirden kızardım okurken. Anladığınız üzere Nil kitaptaki en nefret ettiğim karakter. Sonra Murat var. Murat Nil'in Babasına büyük bir Düşmanlık besliyor. Bunun sebebini kitapta öğrendikten sonra herşey daha hızlı ve güzel ilerliyor. Ama bir yandan da Nil'e aşık. Ama sonuçta babasından intikam almak isterken kızıyla olamayacağını biliyor. Gelelim Yiğit'e. Nil'le aralarında 18 yaş var sanırım. Baya baya Nil'in babasının Yaşında sayılır. Yiğit'te de tuhaf birşey var. Nil'e ilgisi var, ona karşı birşeyler hissettiğini biliyor ama sevgilisiylede Aralarındaki Bağları koparmak istemiyor. Kafası biraz farklı Çalışıyor. Ama en saygı duyduğum karakter o çünkü Nil'in bütün aptallıklarına rağmen bir şekilde hep mesafesini koruyup ona sahip çıktı. Tuğba ise daha farklı. Şimdi normalde esas kızla esas Oğlanın arasına giren Kişiyi sevmeyiz. Ama ben Tuğba'yı çok sevdim. Gerçekten sevilmeyecek gibi değil. Acayip güzel bir kız ve Nil'in Arkadaşı Eda'nın ona taktığı isim alev topu. :) Bahsetmişken Eda'ya gelelim. Nil'in kaprislerini, şımarıklarını, öfkesini, inadını, bütün saçmalıklarını çeken Arkadaşı. Şahsen ben böyle bir kıza dayanamam. Eda'yı da çok sevdim her ne kadar arka planda kalmış olsada. Bahsetmediğim başka kişilerde var ama çok gerekli görmüyorum. Kitap genel olarak güzeldi. Okuduğuma pişman Değilim yani. Eveeet yorumum bu kadardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize çok iyi bakın :)

29 Ocak 2015 Perşembe

Colleen Hoover - Umutsuz Kitap Yorumu


Herkese merhaba. Çok ama çok güzel bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Ama önce nasılsınız? Ben çok iyiyim. Kitaba geçmeden önce bir itirafım var. Ben Umutsuz'u okumayı pek düşünmüyordum. Evet çok güvendiğim bazı insanlar çok güzel olduğunu söylemişti. Ama bana hem kapağı hemde arka kapak yazısı itici gelmişti. Sonra kampanyada olduğunu görünce sepete atmışım. Bu uzun zamandır farkında olmadan yaptığım en iyi şey oldu. Kitaba yeterince değer verilmediğini düşünüyorum çünkü gerçekten popüler olan kitapların çoğundan çok daha iyi. Şimdi kitabın konusuna gelirsek Sky 5 yaşında Karen'a evlatlık verilmiş. Geçmişiyle ilgili başta bildiğimiz tek şey bu. Daha sonra Dean Holder adlı çocukla şans eseri markette karşılaşırlar. Erkeklere kendini kaptırmama konusunda usta olmasına rağmen Sky Holder'ı gördüğünde içinde hiç bilmediği şeyler hisseder. Holder onu birine benzetmiştir. Ama Sky'ın kimliğini gördüğünde o olmadığını anlar. Daha sonra Holder'ın evinin önünde bir kez daha karşılaşırlar ve ilişkileri başlar diyeyim kısaca. Holder biraz farklı biri. Sky'ın geçmişiyle ilgili birşeyler bilen biri ama Sky hiç geçmişini merak etmediği için onu bu konuda zorlamıyor. Yani zamanı geldiğinde söyleyeceğini düşünüyor. Ve Sky'ın geçmişiyle ilgili gerçekler ortaya çıktıktan sonra Sky artık kendisinin ve çok iyi tanıdığını düşündüğü insanların aslında kim olduklarıyla ilgili bir fikrinin olmadığını farkediyor. Kendisini gerçekten çok çaresiz ve ne yapacağını bilmez hissediyor. Ama Holder her zaman yanında olup ona destek oluyor. Ve Sky'ın artık hayatındaki insanlarla ilgili bir karar vermesi gerekiyor. Konumuz kısaca bu. Gerek kitabın yazım tarzı, gerek olay örgüsü, gerek yan karakterlerin güzelliği benim kitabı çok çok beğenmemi sağladı. Asıl karakterlere başta çok ısınamamış olsam da sonradan onları da sevdim. Sky farklıydı. (Iyi anlamda.) Holder zaten süperdi. Kitapta beğenmediğim tek şey Six(Sky'ın bildiği hayatındaki en yakın arkadaşı)'in ortalarda olmamasıydı. Yani niye gittiğini anlayamadım ama 2. Kitapta ondan da birşey çıkarsa hiç şaşırmam. :) Kitaba başlarken kitapla ilgili hiçbişey bilmiyordum. Yani tamamen benim için süprizdi. Ve Kitabı'n bazı yerlerinde güldüm, bazı yerlerinde Ağladım, bazı yerlerinde şok oldum ki genelini şok olmuş bir şekilde okudum. Kitap gerçekten çok güzeldi. Ne diyebileceğimle ilgili pek fazla birşey bilmiyorum ve daha fazla bahsetmek istememe rağmen kitapta en ufak birşey söylesem spoiler olur o yüzden susuyorum. Ama kitabın adının geldiği yer beni özellikle şaşkınlıkla mutluluk arasında götürüp getirdi. Acayip akıcı bir kitap zaten. Herkes okusun yani lütfen. Bu kitabı bir okuyun. Bir şans verirseniz neden bu kadar etkilendiğimi anlarsınız. Okuduğumuz için teşekkür ederim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Kendinize çok iyi bakın. Hoşçakalın. :)

27 Ocak 2015 Salı

Fatih Murat Arsal - Ismarlama Bebek Kitap Yorumu


Merhaba. Nasılsınız? Ben iyiyim. Bu ara baya iyi kitap okuyorum. Günde 1 kitap bitiriyorum. Bunda küçük kuzenlerimin gelip tabletlerine milyonlarca oyun indirip internetimi mahvetmesinin de büyük katkısı var. Televizyonda birşey yok, internete zaten giremiyorum bende dedim en azından kitap okuyacak rahat ortam oluştu. Verdim kendimi kitaplara.. D&R siparişim geldi bugün. Bu kitapta siparişimin içindeydi. Unutmadan söyliyim D&R da 9.90 kampanyası var ve gerçekten güzel kitaplar var tavsiye ederim. Neyse artık kitaba geçebilirim. :) Bu benim okuduğum ilk Fatih Murat Arsal kitabıydı. Kötü müydü? Hayır değildi. Iyi miydi? Eh iyi sayılabilir. Klasik türk filmi tadında bir kitaptı. Konu şöyle.. Asıl kızımız Vildan aşkı hiç tatmamış ama çok çok güzel. 3 yıl önce üniversite sınavını kazandığı zaman o gazla babasına haber vermek için onun şirketine gidiyor ve toplantının ortasına dalıyor. Ama odada toplantı olduğunu gördüğünde babasını dışarı çağırıyor. Yani odada toplam 2 dakika bile durmuyor. Bunu odada babasının ortağı Turgut Ataman Çeliker görüyor ve görür görmez aşık oluyor. Ama kız daha çok genç olduğundan bekliyor. 3 yıl sonra babası ikisinin görüşmesini istiyor. Asi kızımız Vildan bu adamı yaşlı sandığı için mankenlik ajansı olan kuzenini arayıp ona sevgili numarası yapacak bir manken göndermesini istiyor. Çünkü evlenmek istemiyor hele böyle görücü usulü gibi hiç hiç istemiyor. Neyse Cafe'ye bir adam giriyor bunu manken sanıyor ve durumu anlatıyor. Ama bilin bakalım bu yakışıklı kim? Tabiki Turgut. İşte klasik türk filmi. Neyse bu başta anlamıyor falan durumu anlatıyor. Ama adam çok yakışıklı kendisininde yanındaki arkadaşınında dibi düşüyor. Neyse adam masadan kalkmak için 5 dk izin istiyor. O arada Vildanın babasını arayıp ona işi çıktığını gelemeyeceğini söylüyor. Babası Vildan'a haber verince tabi kız kızıyor işte beni burda bekletti falan diye. Neyse Turgut giderken hem numarasını telefonuna kaydediyor hemde kızı öpüyor. Kız tabi şok yaşıyor. Neyse sonra akşam eve gidince kuzeni arayıp mankenin kafeyi bulamadığını söyleyince kız duruma Uyanıyor. Adam onunla buluşmak istiyor. Kız istemiyormuş gibi davranıyor. Ama öpüncede karşılık veriyor. Biraz tuhaf yani. Neyse adamın babası hasta o yüzden hemen biriyle evlenip çocuk yapmaları lazım. Burası da klasik. Vildan önce kabul etmiyor sonra ısrarlara Dayanamayıp kabul ediyor. Ama olayın en başından beri adamdan nefret ettiğini, onu zorladığını söylüyor. Olay kısaca bu. Şimdi gelelim yorumuma. Kitap hemen hemen 500 sayfa. Bu saçma nefret oyunu son 40 sayfaya kadar Sürüyor. Artık hani anla adama da açıkla sevdiğini, hay ben senin gururuna gibi duygularla gidip gelirken bütün tırnaklarımı yedim. Acayip sinir oldum. Şu an yazarken bile bir sinirlendim. Neyse son 40 sayfada itiraf ediyor sonunda bir rahatlama geliyor. Son 20 sayfa da ise sadece sonsuza kadar mutlu yaşadıların uzatılmış halini okuyoruz. Ben karakterlere ısınamadım. Çok zorlama geldi Özellikleri bana. Kitabı okudum ama öyle bayılmadım ne biliyim okumasam da olurmuş gibi oldu. Adam çok aşık ama sevgilisinden ayrıldığını karısına söylemiyor falan ne biliyim Saçma. Yan Karakterler konusunda bir tek Turgut'un annesi biraz daha yakın geldi. Yan karakterleri de sevemedim. Bilmiyorum yorumum bu kadar. Okuyun yada okumayın diyemem. Isteyen okusun ama bana hak vereceğini düşünüyorum okuyanların. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize çok iyi bakın. :)

Hıgh School Musical Tag #6

Merhabaa. Nasılsınız? Ben iyiyim. Bugün Tazmanya Canavarı nın beni mimlediği bir tag'le karşınızdayım. Beni mimlediği için teşekkür ederim. :) Gelelim sorulara.

1.Yeni bir şeye başlangıç -Yeni favori tür/yazar/seri.

Yeni favori türüm distopya. Yazar ve seri olarak aklıma birşey gelmedi.

2.Öyle bir kitap arıyorum ki- içinde her şey var.

İçinde herşey olan kitap var mıdır ki? Yani varsa bile benim öyle bir kitabım yok.

3.Muhteşem-En büyük divanın olduğu kitap.

Öyle çok Diva olabilecek kadın karaktere sahip kitap okumadım açıkçası. Okuduğum kitaplarda genellikle kadın karakterler biraz sümsük oluyor. Ama illa bir cevap vermem gerekirse Catherine Crawfield (Bones'un kediciği) diyeyim o zaman. Diğer kitaplara göre daha güçlü ve muhteşem erkeğinin gelip onu kurtarmasına pek gerek kalmıyor.

4.Mevcut durum-klişeye meydan okuyan bir karakter.

Buna da kedicik diyorum çünkü evet yarı vampir ama onun yarı vampir olma hikayesi bana farklı geldi.

6.Favori yaz okuman

Yazın bu kitabı okuyayım diye bir düşüncem yok o yüzden favori yaz okumam da yok.

7.Her gün-Eğer hayatının geri kalanında hergün bir kitap kapağına bakman gerekseydi hangisi olurdu?

O kadar harika bir kapak var mı ki? Benim kitaplığımdaki en güzel kapak Pabucumun Ajanı nın kapağı. Kendi kitaplarımdan seçersem onu seçerim.

8.Sadece seninle olmak istiyorum-Elinizden bırakamadığınız bir kitap.

Tatlı Bela. Kaç gündür etkisinden çıkamadım. Aslında bende şaşırıyorum çünkü öyle inanılmayacak kadar harika bir kitap değil ama ilginç bir şekilde kitaba bayıldım. Daha yeni bitirmeme rağmen tekrar okumak istiyorum.

9.Çığlık-Seni hayalkırıklığına uğratan bir karakter.

Sookie Stackhouse. Çünkü ben daha farklı bir kadın karakter beklemiştim. Daha ilk kitabını okudum evet ama bana çok güçsüz geldi. Daha güçlü, savaşan bir kız beklemiştim.

10.En sevdiğin kurgusal okul.

Pek okulda geçen kitap okumadım sanırım. Ama Melez Kampı okul sayılıyorsa orayı seçerdim.

11.Okuduğun en saçma kitap/sahne/karakter.

Saçma kitap okumadım. Genellikle popüler kitapları okuyorum ve saçma olsa popüler olmazdı diye düşünüyorum.

12.Mutlu son.

Buna yeni okuduğum bir kitabı cevap olarak vermek istiyorum. Kadın karakter beni sinirden öldürse 500 sayfalık kitabın son 40 sayfasında sonunda duygularının adını koyarak beni çıldırtsa bile mutlu sonla Bittiği için FMA - Ismarlama Bebek demek istiyorum.

Eveet sorular buraya kadardı. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize çok iyi bakın. :)

24 Ocak 2015 Cumartesi

Charlaıne HARRIS - Gündüz Ölüsü Kitap Yorumu


Merhabaa. Nasılsınız? Ben iyiyim. Bugün size yabancı dizi True Blood'u doğuran kitap serisinin yani Güneyli Vampirler serisinin ilk kitabı olan Gündüz Ölüsünü yorumlayacağım. Konudan bahsetmem gerekirse Sookie Stackhouse isimli insanların düşüncelerini okuyan kızımız garson olarak çalıştığı barda Bill adlı vampirimizi farkediyor. Bu onun için büyük bir fırsat. Ama Bill başta ona pek yüz vermiyor. Daha sonra Sookie onu bir beladan kurtarıyor ve bu şekilde ilişkileri Başlıyor. Vampirlerden önce çok sakin olan kasabalarında ilginç cinayetler işlenmeye Başlıyor. Suçlanan kişiler genelde Sookie'nin çevresinden. Vampir olduğu için Bill'den veya ölen kızlarla girdiği ilişkileri kasete kaydeden Sookie'nin kardeşi Jason en büyük Şüphelilerden. Ama Sookie onların yapmadığına emin. Ölen kızlar Sookie gibi kızlar. Garson, eğitim almamış, hizmet Sektöründe çalışan kızlar. Sookie artık sıranın kendisinde olduğunu düşünüyor. Konu genel olarak böyle. Ben çok çok mu beğendim. Hayır öyle aşırı beğenmedim ama güzeldi. Sanırım bu ara üst üste fazla vampir romanı okuduğum için biraz sıkıldım. Biraz ara vermeyi düşünüyorum. Ama vampirlerin dünyası tabiki bu kitapta da farklı bir şekilde oluşturulmuştu. Gündüz ortaya çıkamamaları, tabutta uyumaları klişeydi evet ama beğendiğim Kısım insanlara uyum sağlamamış olmaları ve mimiklerini insanlar gibi kullanmamalarıydı. Çünkü okuduğumuz romanlarda vampirler hep insanların içinde rahat rahat dolaşabiliyor ve insan gibi davranıyorlar. Ama bu kitapta farklıydı ve bu çok Hoşuma gitti. Beğenmediğim şey ise konuyla alakalı değil Bendeki kitaplar ilk basım ve çok yazım hatası vardı. Bu biraz rahatsız etti ama belki diğer basımlarda düzeltmişlerdir. Kitapla ilgili genel düşüncelerim bunlar. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın.

22 Ocak 2015 Perşembe

Jamie MCGUIRE - Tatlı Bela Kitap Yorumu



Merhabaa. Nasılsınız? Birkaç gündür yoktum. Bunun sebebi kitap okuyamama sendromuna yakalanmış olmamdı. Ama aştım neyseki. Bugün size Jamie McGuire' ın Tatlı Bela kitabının yorumunu yapacağım. Kitap çok güzeldi yani gerçekten çok güzeldi. Benim yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok çok beğendim. Konusuna gelirsek kitabın arkasında iyi kız kötü çocuk yazıyor. Ama tamamen yanlış. Kimse Travis'e kötü diyemez. He serseri aşık belki. :) Neyse asıl kızımız Abby geçmişinden ve ailesinden kaçmak için yaşadığı yerden uzakta bir okula arkadaşı America'yla birlikte  başlıyor. America'nın erkek arkadaşı Shep'in kuzeni Travis'le onun dövüşünde karşılaşıyorlar. Ve sonra Abby ve Travis aşkını okuyoruz. Travis'in değişimi, Abby'ye olan sevgisi bilmiyorum yani çok güzeldi. Kitabın ortalarında Abby'ye birazcık sinir oldum. Sen çocuğu hiç birşey demeden terket git ama aynı zamanda ona karşı koyma. Salak mısın kızım sen? demedim değil. Bu kitap Abby'nin ağzından anlatılmıştı ve kafa karışıklığı gelgitleri çok belliydi. Ayaklı Bela ise Travis'in gözünden anlatılıyor. Ben doğrusu Ayaklı Belayı çok merak ediyorum. Çünkü evet Abby'nin daha önce zor bir yaşamı varmış ama Travis'in yaşamı çok çok daha farklı küçükken annesini kaybedip, sadece babasıyla ve 4 erkek kardeşiyle büyümüş olması bence 2. Kitabın okunmasını zorunlu kılıyor. Kitapta beni etkileyen diğer bir yerde Travis'in hayatının tamamen değişmesi Abby'nin önündeki engellere rağmen bir şekilde hep aşkına geri dönmesi.. Tabiki kitabın beğenmediğim birkaç yönü de var. Mesela Travis çok mükemmelleştirilmiş gibi geldi bana. Onca yıl sen kızlarla oyna, tek gecelik ilişkiler yaşa sonra tam hayatında gerçekten sevdiğin biri olduğunda o kızlar sana hiç sorun çıkarmasın oldu canım. Neyse Travis'in ailesini de çok sevdim. Kardeşleri çok iyiler. Hepsinin birbirine benzemesi çok komik :)  America ve Shepley'den hiç bahsetmediğimi farkettim. Shepley çok sakin, ortam yatıştırıcı biri. America gibi bir kız arkadaşının olması onun cezasıymış gibi geldi bana. America'yı kötülemiyorum. Çok çok tatlı çok sevdim onu ama çok fevri yani ne biliyim kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anladı. İşte böyle güzeldi yani. Yine çok uzun olmuş ama umarım yararlı olmuştur. Sizin söylemek istedikleriniz varsa aşağıya yorum bırakabilirsiniz. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize çok iyi bakın :)

19 Ocak 2015 Pazartesi

Şimdi Mevsimi #5


Herkese merhaba. Nasılsınız? Ben iyiyim. Bu ara pek kitap yorumu giremiyorum. Çünkü okumaya pek fırsat bulamıyorum. Ama 2 gün içinde Anne Rıce Vampir Vittorio' nun yorumu gelicek. Bugün çok eğlenceli bir tag'le karşınızdayım. Beni mimleyen Kitap Kavanozu'na çok çok teşekkür ederim. :)
Şimdi gelelim sorulara..

1. Kışın okumadım favori bir kitabın var mı?

Ben kış mevsimini pek sevmem. O yüzden kışın genellikle bana yazı hatırlatıcak kitapları okumayı seviyorum. Buna örnek olarak Ilk Son Öpücük olabilir. Merak edenler için yorumu Alı Harrıs Ilk Son Öpücük

2. Kapağı mavi olan bir kitap?

Bu soruya cevabım Unika Serisinin sanırım 2. kitabı Son Kapı. Malesef daha okuyamadım ama hakkında güzel yorumlar duydum. Bir an önce okumak istiyorum o seriyi de.

3. Yılbaşı ağacında yıldız olarak kullanabileceğin bir kitap?

Buna cevabım Aşk Tüm Zamanların Içinden Geçer serisinin kitapları. Hem ciltli olmaları hem renkleri hemde konusu işlenişi süper bir seri.

4. Kış tatili için mükemmel olan bir kurgusal dünya? 

Kesinlikle Hogwarts.

5.Birlikte kış tatiline gideceğin bir kitap karakteri?

Off ama bu soru çok zor. Ben dönüşüm serisinden Caleb' le gitmek isterdim.

6. Bu sene için listende olan bir kitap?

O kadar çok var ki. Ama en en çok Güneyli Vampirler serisine başlamak istiyorum. Ilk kitabı Gündüz Ölüsü diyim o zaman.

7. Favori tatil içeceğin, atıştırmalığın, filmin?

İçeceğim sıcak çikolata. Atıştırmalığım aburcubur seçmem. Hepsi olur yani. Çikolata cips.. Filmim evimde uzaylı var. Çok çok komik bir film. Ben çok seviyorum.

Evet sorular bu kadardı. Okuduysanız teşekkür ederim.

16 Ocak 2015 Cuma

Dilek KILIÇDEMIR - Ikilem Kitap Yorumu


Kitabın Adı: Ikilem
Yazarı: Dilek Kılıçdemir
Sayfa Sayısı:319
Yayınevi: Kanes

Herkese merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben iyiyim. Yine bir kitap yorumuyla karşınızdayım. Öncelikle küçük bir uyarı kitabın arka kapağını okuduysanız spoiler yediniz. Şimdi konudan bahsetmem gerekirse. Defne asıl kızımız. Çok harika bir hayatı, aile yaşantısı varken bir kaza sonucu anne ve babasını kaybeder. Amcasının yanında yaşamaya başlar. Amcası Defne'nin babasının annesiyle evlenmesini istememiştir. Bunun sebebi mirasın aile dışına çıkmaması. Amca sürekli kumar oynayan içki içen Defne'yi Köle gibi kullanan bir insan. Amcasının üç çocuğu var. Ikisinden nefret ettim. Sadece Melek ciddi ciddi melek gibi bir kız. Neyse Defne bir şekilde amcasının evinden ayrılıyor, işini de bırakıyor ve Mısır tatiline gidiyorlar. Unutmadan bahsedeyim. Defne'nin iki tane çok yakın arkadaşı var. Biri Ayşe diğeri Burcu. Bu üçlü Mısır seyahatine gidiyorlar.  Aynı zamanda Robert Dion ( kendisi dünyaca ünlü bir film yıldızı ) oraya yeni filmi için gidiyor. Ortağı Andy bir yarışma düzenlendiğini ve Robert ın da jürı olacağını söylüyor. Neyse bizim kızlar bu yarışmaya katılıyorlar ve Defne kazanıyor. Ödül Robert la kahvaltı. Robert Defne'yi görünce zaten dibi düşüyor. Aynı zamanda Jüride olan bizim tatlı Anjelicomuz da Defne'den etkileniyor. Ama Defne ödülü önemsemediği için kahvaltıya katılmıyor. Onun yerine çok istekli olan arkadaşı Burcu gidiyor. Ama Robert şımarık ve egoist bir insan olduğundan Defne ye Kafayı takıyor. Neyse olaylar olaylar derken bunlar sevgili gibi birşey oluyorlar. Ama bu pislik Robert Defne'ye tecavüz etmeye kalkıyor. Anjelico Defne'yi kurtarıyor. Ve onların aşkı Başlıyor. Ama bu aşk çok güçlü olmasına rağmen önlerinde büyük bir sorun var. İşte Kitabı'n arkasında bu olay yazıyor. Büyük spoiler yiyorsunuz. Neyse gelelim asıl değerlendirmemize.. Şimdi ukala pis egoist Robert'tan nefret ediyoruz o cepte. Yanına kıskanç, sevgiye aç, ilginin hep üstünde olmasını isteyen Burcu'yu da ekle. Bunlar sevmediklerimiz. Ayşe çok tatlı. Çok içine kapanık. Böyle kızları anne gibi seven, kitap okumaya bayılan canımız ciğerimiz. Defne baş karakter olmasına rağmen benim için ortada bir yerde. Robert'layken Defneyi çok sevemsemde (sorun Robetla olmasında değil. Sadece bana fazla saf geldi. Her dediği onu şaşırttı. Ama ona hayır diyemedi. Bilemiyorum yani.)Anjelicoyla birlikteyken sevdim. Anjelico süper. Yani o Defneye sarıldığındaki duygusu falan mükemmel. Melek zaten yukarda bahsettim gerçekten melek gibi. Birde spoiler vermemek için anlatamadığım bir kısım var orda Mikail'den (Baş melek) bahsedilmiş. Tek Hoşuma gitmeyen şey yani şöyle bizim inancımızda onlar melek oldukları için farklıdır bizim için. Bu kitapta Melekler sanki insanlaşmış gibiydi. Mikail Dünya'da insan formunda geziyor ve Ayşe'ye aşık oluyor. Mesela evet yani fantastik Öge katmak istemiş güzel bir fikir ama bunu bizim bildiğimiz melek adlarıyla değil de daha fantastik bir dünya yaratıp burdaki melekleri kullansa bence çok daha güzel olurdu. Benim kitapla ilgili genel olarak yorumlarım bunlardı. Yine çok konuşmuşum. Kusura bakmayın. Okuduysanız teşekkür ederim.

Smiley Mim #4




Herkese Merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben yine çok eğlenceli bir tagle karşınızdayım. Beni bu tag e mimleyen Naz'lı Kitaplık a çok çok teşekkür ediyorum. Kısaca tag i nasıl yapmanız gerektiğini anlatmam gerekirse.. Yukarıdaki resimden 5 tane ifade seçip bunların sizi nasıl anlattığını yazıyorsunuz. Başlayalım..

2. Aşk üçgenleri yada çok klişe birşey okuduğumda

3. Favori çiftimin ilk konuşması
4. Hayalimdeki gibi bir aşk okuduğumda
7. Favori çiftimi ayırmaya çalışan kıza tepkim :)
12. Çok dokunaklı bir kitap olmasına gerek yok çok eğlenceli bir kitapta biri geçmişinde kötü birşey yaşasa ve bunu okusam bile ağlarım.

Tazmanya CanavarıHayattan PayetlerKitap KeyfimKitap Kavanozu nu mimliyorum.

13 Ocak 2015 Salı

Kass MORGAN - The 100 Kitap Yorumu


Kitabın Adı: The 100
Yazarı: Kass MORGAN
Sayfa Sayısı: 297
Yayınevi: GO! 

Herkese merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben iyiyim. 34 gün tatilim var demiştim. Çok güzel geçiyor. Kitap okuyorum, avatar izliyorum, geziyorum.. Bu şekilde yaşamak tam bana göre :) Bugün size The 100 kitabını yorumlayacağım. Öncelikle GO! Kitap a çok teşekkür ederim.. Gerek mıknatıslı kapak gerek kitabın yan tarafındaki kutu gibi gözükmesini sağlayan şey gerçekten harika. Şimdi gelelim kitaba. Konusunu kısaca açıklamam gerekirse dünyada nükleer felaket yaşanıyor. Bu felaketten kurtulanlar uzay gemisinde varlıklarını sürdürüyor. Ama uzay gemisi artık tükenmeye başlıyor. Yönetimdeki insanlar genç suçlulardan 100 kişilik bir ekip oluşturuyor ve dünyaya gönderiyor. Bunun sebebi dünyada yaşayıp yaşayamayacaklarını öğrenmek. Kitap 4 kişinin ağzından anlatılıyor. Bunun güzel yanı da genel olarak ana karakterlerin hepsini bu kitapta tanımış oluyoruz. Geçmişlerini görüyoruz. Çoğunun neden suçlu olduğunu yada neden dünyaya gelmek istediklerini biliyoruz. Kahramanların hemen hemen hepsini sevdim. Evet bazen benimde sinir olduğum şeyler oldu ama genel olarak bana sıcak geldiler. Kitabın devam kitabı olacak sanırım çünkü çok az bir kısım anlatıldı bu kitapta. Dünyaya uyum sağlamaya çalışmalarını, birlikte yaşayıp yaşayamayacaklarını gördük. Aslında şey var ütopya kurulabilir mi? Kurulursa insanların hayatları nasıl olur? gibi soruların cevabı niteliğinde ama bu kitap tamamen cevapları vermiyor tabiki. Kahramanların genç olması (18 yaşından küçükler) ve farkı sınıflardan gelmeleri de olayların seyrini değiştiriyor ve bence güzel bir kitap. Dizisini izlemedim. Kitapla paralel mi yoksa tamamen farklı bir şeyi mi anlatıyor bilmiyorum. Diziye de başlamak istiyorum. Yine uzun bir yazı oldu. Okuduysanız teşekkür ederim. 

12 Ocak 2015 Pazartesi

Sosyal Medya Tag #3



Sosyal Medya Tag

Herkese merhaba. Nasılsınız? Ben iyiyim. Çünkü Kitap Keyfim beni çok eğlenceli bir tag e mimlemiş. Çok çok teşekkür ediyorum. Tag yapmayı ve yapılan tagleri okumayı çok seviyorum. Şimdi gelelim tag e..

Facebook Sorusu: Herkesin sana okuman için baskı yaptığı bir kitap? 


Çevremde çok fazla kitap okuyan insan olmadığı için genellikle kimse şu kitabı oku diye baskı yapmadı. Ama L. A. Weatherly - Melek çok tavsiye edilmişti. Okudum mu daha okumadım ama okuyacağım. :)


Tumblr Sorusu: Sen okuduktan sonra popüler olan bir kitap?


Öyle bir kitap yok sanırım. 


MySpace Sorusu: Beğenip beğenmediğini hatırlamadığın bir kitap?


Okuduğum kitapları beğenip beğenmediğimi hatırlıyorum. O yüzden bu soruya cevap veremiyorum.


Instagram Sorusu: Çok güzel olduğu için Instagram'a koymak istediğin kitap?


Buna cevabım Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisi. Ciltleri, renkleri harika. Zaten çok beğendiğim kitaplardan.. O yüzden o seriyi koyardım.


YouTube Sorusu: Filme çevrilmesini istediğin bir kitap?


Daha yeni okuduğum ve beğendiğim bir kitabı söyleyeceğim. Yani aslında bir seri Dönüşüm serisi. [Serinin adı dönüşüm olmayabilir. Ilk kitabın adı dönüşüm diye öyle diyorum. :)] 


GoodReads Sorusu: Herkese önerdiğin bir kitap?


Bu benim için en kolay soruydu. Markus Zusak - Kitap Hırsızı. Çok benim okuduğum bir tarz değil ama yinede çok çok iyiydi.


Sorular bu kadardı. Okuduysanız çok teşekkür ederim. Benim etiketlediklerim ise Nazlı KitaplıkTazmanya Canavarı nı mimliyorum. Yaparsanız sevinirim.

Jennifer L. ARMENTROUT - Kış Güneşi Kitap Yorumu



Kitabın Adı: Kış Güneşi
Yazarı: Jennıfer L. ARMENTROUT
Sayfa Sayısı: 316
Yayınevi: Dex

Herkese merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Bu gün size bahsedeceğim kitap doğrusu çok merak ettiğim bir kitaptı. Yazarın adını o kadar çok duydum ki.. Lux serisi ve Melez Sözleşmelerinin yazarı kendisi. Ben o iki seriyi okumayan tek insan olarak burdayım :) Serileri Cnr Kitap Fuarından almak istediğim için bunu aldım. Konusu güzeldi. Yeri gelmişken onu da anlatayım. Kyler ve Sydney çocukluktan beri arkadaşlar. Ama Kyler çok çapkın. (Çoktan biraz fazla ;)) Neyse Sydney Kyler'la arkadaşlığının bozulmaması için onu sevdiğini söylemiyor. Ama Kyler'ın yanında ne zaman kız görse üzülüyor. (E doğal olarak) Sonra bir gün Kyler'ın dağ evine gidiyorlar ve orada ikisi tek başına mahsur kalıyor. Sonra olaylar olaylar.. Sonra bir şekilde duygularını açığa çıkarıyorlar. Konu bu. Benim eleştirime gelecek olursak olumlu yönde olan hem Sydney hem Kyler'ın ağzından anlatılması güzel. İkisinin duygularını da açıkça görmüş oluyoruz. Olumsuz yorumum ise kitap aslında konu bakımından yetişkin kitabı değil. Sanki böyle sadece yaşlarını büyütüp, işin içine gereğinden fazla cinsellik katarak yetişkin kitabı yapılmaya çalışılmış gibi geldi. Ben bu kitabı saf masum aşk olarak okusam eminim çok daha fazla beğenirdim. İşte bu gibi nedenlerden kitap benim için ortalama kaldı. Bir daha okur muyum bilmiyorum. Sanırım okumam. Benim kitapla ilgili yorumlarım bu kadar. Sizin söylemek istedikleriniz varsa yorum bırakabilirsiniz. Okuduysanız teşekkür ederim.

11 Ocak 2015 Pazar

Morgan RİCE - Aldatılmış Kitap Yorumu


Kitabın Adı: Aldatılmış
Yazarı: Morgan RİCE
Sayfa Sayısı:
Yayınevi: Sonsuz

Herkese merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben iyiyim. Aldatılmışı bitirdim. Yeni yıla hızlı başladım. Şimdiden 4 kitap okudum. Bugün yeni kargom geldi. Jennifer L. Armentrout - Kış Güneşi ve Jeaniene Frost - Mezarla Randevu yu aldım. Artık kedicik ve Bones' la tanışma vaktim gelmişti. Neyse asıl kitabımıza gelelim. Aslında kitabın yorumuna geçmeden önce söylemek istediğim bir şey var. Bunu yeni farketmem ilginç ama kitapların arka kapak yazısı spoiler içeriyor. Yani böyle kitapta ne olacağını söylüyor baya baya. O yüzden kitabı okumadan arka kapak yazısını okumayın derim ben. Şimdi kitaba geçiyorum. Savaş hala sürüyor. Hastalık insanlara yayıldı. Şehir tam bir karmaşa içinde. Vampirler istedikleri gibi ortalıkta gezip insanlardan besleniyorlar. Kılıç yanlış elde. Kyle Ak Meclisi ele geçiriyor. Kara Metcezir Meclisi (ilginç bir şekilde) hiçbir şey yapmıyor. Caleb ve Caitlin'in arası Rose yüzünden bozuk. Caleb ırkını koruması gerektiğini düşündüğü için meclise dönüyor. Caitlin'i bir adaya bırakıyor. Bu ada bir vampir meclisi. Burda eğitilmesi gerektiğini düşünüyor. Caitlin adayı seviyor, yeni arkadaşlar ediniyor. Tabi birde Blake'imiz var.Bizim iradesiz kızımız bu seferde ona karşı birşeyler hissediyor. (Çıldırma anı. Ya sen Caleb'la ayrılalı 2 gün olmuşken nasıl başkasından hoşlanırsın diye çıldıran Buse) Caleb meclisinin onun arkasında durmayacağını anlayınca kardeşiyle birlikte savaşmaya başlıyor. Ama Kyle' a esir düşüyor. Caitlin kalbinin sesini dinleyip onu kurtarmaya gidecek mi yoksa evi gibi gördüğü bu adada yaşamaya devam mı edecek? Caleb'ı kurtarmaya gittiğinde başarılı olabilecek mi? Orda onu neler bekliyor? Eğer giderse onun bu savaşında yanında biri olacak mı? gibi soruların cevaplarını alıyorsunuz. Ama sonu çok belirgin değil. Elimde diğer kitaplar olmadığı için sanırım sonunu bilemeyeceğim ama en kısa zamanda diğer kitapları da almak istiyorum. Şimdilik hikaye benim için durdu. Ama devam etmek istiyorum. Şimdi şöyle Caitlin değişti yani artık o birinci kitaptaki kız değil hem bedenen hem ruhen ama bazen yine o birinci kitaptaki kız gibi davranması beni sinir etti. Samanta'yı anlayamadım. (Ne tür bir kafa yaşadığını). Son olarak bahsetmek istediğim birşeyler daha var. Konumuz kapak. Bu ne biçim kapak. Kim bu. Çok güzel, seksi, cool kızımız Samanta mı yoksa Caleb'ın eski eşi üstünde yılların asaleti olan Rose mı? Bence ikiside değil. Olamaz yani. Kafamda olan Rose ve Samanta böyle bir kadın değil. Zaten kitapta onlardan başka kızıl yok. Onlar değilse kim? Gerçekten kapağa sinir oldum çok kötü yani gerçekten çok kötü. Neyse kitap böyle genel olarak. Bence güzel, akıcı, okunması güzel bir seri. Yine çok konuştum :) Yorumumu okuduysanız teşekkür ederim :)

10 Ocak 2015 Cumartesi

Morgan RICE- Sevilmiş Kitap Yorumu


Kitabın Adı: Sevilmiş
Yazarı: Morgan RİCE
Sayfa Sayısı: 306
Yayınevi: Sonsuz

Herkese merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben iyiyim. Sevilmiş bitti. Bir önceki paylaşımımda serinin ilk kitabı olan dönüşümden bahsetmiştim. İlk kitap çok çok iyi bir kitap değildi ama beni sıkmadı. Zaten ince bir kitaptı. Ben ilk kitaba bakıp seriyle ilgili değerlendirmede bulunamayacağımı söylemiştim. Şimdi ikinci kitabı bitirdiğime göre yorumumu yapabilirim. Bence iyi bir seri. Yani beni en çok şaşırtan burdaki vampir kavramı melekle vampir karışımı birşey. Yani vampirlerin kanatları var. İyi vampir kötü vampir ayrımı var gibi gibi.. Şimdi sevilmişin konusuna gelirsem büyük bir savaş başlıyor. Vampirlerin ve insanların içinde olduğu büyük bir savaş. İlk kitapta Caleb Caitlin'in bir çeşit kurtarıcı olduğunu düşünüyor. Bu kitapta Caitlin'in kurtarıcı olduğu anlaşılıyor. Ama Caitlin bunu başarabilecek mi başaramayacak mı belli değil. (Not: Kitapla ilgili bu kız ana karakter başarır diye düşünmeyin ne olacağı hiç belli değil) Caleb ve Caitlin hem kılıcın hemde Caitlin'in babasını arıyorlar. Aşkları ilişkiye dönüyor. Kitapta sürekli bir arayış içinde oldukalrından sürekli ordan oraya koşuşturmaları biraz fazla ama sıkmıyor.  Kitabın sonuna doğru öyle bir olay oluyor ki anlatamam. Bu kitabı alırken mutlaka yanında serinin üçüncü kitabı aldatılmışı da alın. Caitlin'in hayatıyla ilgili daha çok şey öğreniyorsunuz. Caitlin'in kardeşi Sam'le daha yakından tanışıyorsunuz. Caleb'a bayıldım ;) Kyle'a tek kelimeyle sinir oldum. Bir insan bu kadar hırslı, bu kadar mevki peşinde olabilir mi ya.. Samanta başta Sam'i kullanıyor gibi geldi. Sonradan duygularının değişmesi güzeldi. Caitlin ve Sam'in yerine koyunca kendimi bazı davranışalrını daha rahat kabul edebiliyorum. Kitabın başında empati kurmadığım için sinir krizleri geçirdim. Yani Caitlin'e kafan mı güzel falan demek istedim. Neyse benim kitapla ilgili düşüncelerim bu kadar. Okuduysanız çok teşekkür ederim. 

3 Ocak 2015 Cumartesi

Özlem KUMRULAR - Eski Sevgililerinizden Kurbağa Yapılır Kitap Yorum



Kitabın Adı: Eski Sevgililerinizden Kurbağa Yapılır
Yazarı: Özlem KUMRULAR
Sayfa Sayısı: 245
Yayınevi: Yitik Ülke Yayınları

Herkese merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben pek iyi değilim. Finallerim yaklaşıyor bunun baskısı var. Kendi içimde yaşadığım sorunlar var. Ama yine de yeni yıl benim için iyi başladı diyebilirim. Güzel bir çekiliş kazandım kitaplarım haftaya gelecek. Neyse kitaba gelelim. Sophie KINSELLA sevgimi biliyorsunuzdur. Bir çok kitabını okudum. Şimdi onun romanları tadında yazarlar arıyorum. Eğer o tarzda kitaplar bilen varsa yorum bırakabilir. Ben bu kitabın arka kapak yazısını okuyunca öyle olacağını düşündüm. Ama pek beklediğim gibi çıkmadı. Evet çok güldüm birçok yerinde çok eğlendim ama sonlarına doğru uzatılmış gibi geldi ve sıkıldım. Bitsin istedim. Biraz kitabın konusundan bahsetmek istiyorum. Kilosuyla ve diyetle şiddetli geçimsizlik yaşayan, word' un saçmasapan önerilerine sinir olan, ailesi ve arkadaşlarıyla ilişkileri aşırı derecede komik olan bir kızın hikayesi. 

Yaptığı bazı esprileri anlamadım. Ama çok fazla değildi. Sorun yaratmadı. Yazarın annesinin futbol hakkındaki yorumlarına gülmekten öldüm. Serdar Ortaç'ın şarkı sözleriyle bende arkadaş grubumda dalga geçiyorum. Ama kitapta tek tek yazılmış bütün anlamsız cümleler. Bazı yerlerde şarkıdaki tek Anlamlı söz diye ayrıca Belirtilmiş sözler. :)

Sadece Türkiye' de görülebilecek olaylara Örnekler verilmiş. Gezi olaylarından bahsedilmiş.

Kitapla ilgili daha ne söyleyebilirim bilmiyorum. Sonlara doğru çok sıkıldım. O komiklik Başlarda vardı ama devam etmedi malesef. Dediğim gibi sonu gereksiz uzatılmış gibi geldi. Okuyun yada okumayın diye bir yorum yapamayacağım. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Eklemek istedikleriniz varsa yorum bırakabilirsiniz.