22 Nisan 2015 Çarşamba

Gena Showalter Karanlığın Efendileri Serisi Kitap Yorumu 1-5

Herkese merhabaa. Nasılsınız? Ben çok iyiyim. Uzun zamandır yoktum. Bunun sebebi sınav haftalarımdı. Ama dönüşüm muhteşem oldu. Harika bir seriyle karşınızdayım. Gerçekten harika. Okuyun okutun! Şimdi önce ilk defa seri incelemesi yapıyorum bu yüzden hatalarım olur. Kesin olur. Bunları bana söylerseniz daha dikkatli olurum. 
Öncelikle kitapların kısa kısa yorumlarından bahsedip daha sonra serinin diğer kitaplarıyla ilgili bilgi vermeyi düşünüyorum. 
Pandora'nın kutusunu açıp iblisleri dünyaya salan, ceza olarak bu iblisleri içinde barındırmakla lanetlenen adamların dünyasına hoş geldiniz. Karanlığın Efendileri. Aşkı, cesareti, sabrı, fedakarlığı dibine kadar hissedeceğiniz bir seri.

Gena Showalter - En Karanlık Gece

En Karanlık Gece Ashlyn ve Maddox'un hikayesi. Ashlyn çocukluğundan beri geçmişten gelen sesleri duyuyor. Hangi dilde olduğu farketmiyor. Bir şekilde anlayabiliyor. Paranormal durumları inceleyen bir enstitüde çalışıyor. Ailesi o tuhaf bir çocuk olduğu için onu küçükken enstitüye bırakmış. O zamandan beri Dr. McIntosh için çalışıyor. Budapeşte'de onun sorununa yardım edebilecek insanlar olduğunu duyuyor ve oraya gidiyor. Ve karşısına Maddox çıkıyor. Maddox'un yanında olduğu zamanlarda sesler kesiliyor. Maddox şiddet iblisi tarafından ele geçirilmiş. Bu şekilde hikayeleri başlıyor. Aynı zamanda başlarda herkes onu düşmanları olan Avcıların yemi sanıyor. 
Maddox hepsinden daha farklı daha yumuşak. Evet içinde şiddet iblisi olan bir adama yumuşak dedim tuhaf. Kabul. Ama okuyunca anlayacaksınız. Aynı zamanda Maddox'un bir laneti daha var. İblisi onu ele geçirdiğinde Pandorayı öldürmüş ve o zamandan beri gece yarısı altı kere bıçaklanıp geceyi cehennemde geçirmek zorunda.
Ashlyn ise duyduğu seler nedeniyle her zaman yalnız kalmış. Hayatını yaşayamamış bir kız. Aynı zamanda çok cesur, çok fedakar, çok iyi ve çok aşık.
 Daha fazla şey söylemek istemiyorum. Çünkü spoiler olur. Olmasın. :)

Gena Showalter - En Karanlık Öpücük

En Karanlık Öpücük Lucien ve Anya'nın hikayesi. Kitap Anya'nın Lucien'i tavlamaya çalışmasıyla başlıyor. Anya Anarşi Tanrıçası. Annesinin ünü yüzünden hep küçük görülmüş. Hiç bir zaman gerçekten sevilmemiş ama çok güçlü bir karaktere sahip. Onda Kronos'un istediği bir şey var. Bir anahtar. Kronos Anya'yı öldürmesi için Lucien'i görevlendiriyor. Ama şöyle bir durum var ki birbirlerine aşık oluyorlar. Onların hikayesi bu şekilde başlıyor.
Anya'yı ilk kitaptan biraz tanıyoruz. Lucien'den bahsetmek istiyorum. Kendisinin dış görünüşünü anlatmak için Anya'nın tabirini kullanacağım. Biri Lucien'i kavun gibi oymuş ve sonra parçaları birleştirmiş gibi duruyor. Dış görünüşü korkutucu olduğu için kimse yanına yaklaşmıyor. Bu arada Lucien Ölüm'ün Muhafızı. Ruhları toplatıp cennete veya cehenneme götürüyor. Anya'nın Lucien'e yaklaşması hepsini şaşırtıyor. Ama sonra süper bir hikaye çıkıyor ortaya.

Gena Showalter - En Karanlık Zevk

En Karanlık Zevk Reyes ve Danika'nın hikayesi. 
Reyes acı iblisi ile lanetlenmiş. Fiziksel acıya ihtiyaç duyuyor. Kendini yaşadıkları kalenin tepesinden aşağıya atmaya bayılıyor. Bunu yapmadığı zamanlarda kendisini kesmekle meşgul oluyor. 
Danika'yı aslında birinci kitaptan beri tanıyoruz. Yunanların hakimiyetini ele geçiren Titanlar'ın kralı Kronos Gazap iblisi ile lanetlenen Aeron'a Danika'yı ve ailesini öldürme görevi veriyor. Aeron'ın içten içe masum insanları öldürmeyi istemediğini bildikleri için Danika ve ailesini kaleye kapatıyorlar. Danika'da normal bir insan değil. Geceleri rüyalarında bazı görüntüler görüyor. Bir ressam olduğu için bunları tuvaline yansıtıyor. Daha sonra Danika hakkında öyle bir şey öğreniyoruz ki inanamazsınız. Ben şok oldum öğrendiğimde.
Reyes ise Danika'yı ilk kitapta fark ediyor. Sonra Danika ondan kaçmaya çalışıyor. Tabi bu sırada Danika'nın hayatı alt üst olmuş durumda. Aeron onları bulmasın diye ailesinden ayrı yaşıyor. Bir yerde uzun süre kalmıyor. Daha sonra Efendilerin düşmanları olan Avcılar tarafından kaçırılıyor. Ama Reyes onu kurtarıyor. Danika Avcılara onlar için çalışacağını söylüyor. Ama kalbi bunu yapmasına izin vermiyor çünkü Reyes'a aşık oluyor. Tabi Reyes'da ona. Onların hikayeside böyle gelişiyor. Benim en sevdiğim kitap bu oldu ilk dördü içinde.

Gena Showalter - En Karanlık Fısıltı

En Karanlık Fısıltı Sabin ve Gwen'in hikayesi. 
Sabin'i anlatmaya başlamadan önce şöyle genel bir toparlama yapmak istiyorum. Yüzlerce yıl önce Avcılar Güvensizlik iblisi Baden'ı öldürdükten sonra Efendiler iki gruba ayrılıyor. Avcılardan intikam almak isteyenler ve huzurlu bir yaşamı tercih edenler. Huzurlu yaşamı tercih edenler Maddox, Paris Lucien, Reyes, Aeron ve Torin. Avcılardan intikam isteyen grup ise Sabin, Strider, Amun, Gideon, Camio ve Kane. Bu iki grup kendilerine büyük tehdit oluşturan Avcılara karşı birleşiyor. (Bu olay ilk kitapta oluyor.)
Sabin arkadaşlarını ve kadınlarını gördüğünde onları onları kıskanıyor ama böyle bir şey yaşayacağını düşünmüyoır. Osavaşçı kimliğiyle var oluyor. Aynı zamanda içinde şüphe iblisini barındırıyor. Hayatına giren kadınlar ne kadar özgüvenli olursa olsun bir şekilde iblisi nedeniyle kendilerini öldürüyorlar. Ama Mısır'daki pramitlerde antik nesneleri ararken karşına çıkan Gwen'e kendini kaptırıyor. Gwen altı ay boyunca Avcıların elinde mahsur kalmış ve bu süre zarfında çok kötü şeyler yaşamış. Aynı zamanda bir Harpy. Harpy'lerin özelliklerini kitapta öğreniyoruz. Gwen'in zaten yaşadığı şeylerden sonra özgüveni yerle bir olmuş bu nedenle Sabin ondan özellikle uzak durmaya çalışıyor ama olmuyor. Gwen'in kız kardeşleri ile de tanışıyoruz. Aynı zamanda bu kitapta da Gwen'le ilgili bir sürpriz bizi bekliyor. Yok artık dedirtecek türden bir sürpriz. Ve ve ve bu hikayeyi de anlatmış bulunmaktayım. Elimden geldiğince spoiler vermemeye çalıştım. 

Gena Showalter - En Karanlık Arzu

En Karanlık Arzu Aeron ve Olivia'nın hikayesi. 
Aeron yani Gazap geçmişte yaptığı yıkımları unutmamak için bütün vicudunu yıkım resimleriyle donatmış. Daha önce tanıştığı ve çocuğu gibi gördüğü Legion Aeron'u izleyen bir melek olduğu için onun yanına yaklaşamamaktadır. Aeron onu Legion'dan ayırdığı için onu izleyen melekten nefret ediyor. Sonra bir gün yaşadıkları yerin yakınında bir kız görür. Kız yürüyemiyor ve sürekli düşüyor ama azimle devam ediyor. Kızımız Olivia. Olivia'nın asıl görevi Aeron'u öldürmek ama onu izlediğinden beri Aeron'a karşı birşeyler hissediyor. Onu öldürmeye karşı çıktığı için cennetten kovulmuş ve düşmüş melek oldu. Kanatlarını kaybetti. Ama dünyada yaşaması çok zor. Kalan zamanını ise Aeron'la geçirmek istiyor. Aeron ise Olivia'dan kurtulmaya çalışıyor. Ama aralarındaki çekim ister istemez onları birbirine bağlıyor. Bu sırada umut iblisi Galen'in yönettiği Avcılar dört büyük kutsal emanetten biri olan Görünmezlik Pelerinini buluyor. Efendilerin o pelerini bulması gerekiyor. Sonlara doğru olaylar öyle bir yere geliyor ki şok oluyorsunuz. Yazar her kitapta olduğu gibi bu kitapta da bizi ters köşeye yatırıyor. Aşk, tutku, fedakarlık, hüzün, heyecan hepsi var bu kitapta. Hele kitabın bir sonu var ölüyorum dedim ciddi ciddi. Neyse ki yazar azıcık halimize acıyıp sonda bir bilgi vermiş ve bizi rahatlatmış. Daha fazla ne diyebilirim bilmiyorum ama diğer dört kitap gibi mükemmeldi.

Şimdi size biraz da diğer kitaplardan bahsetmek istiyorum. 

6. The Darkest Lie (Gideon - Scarlet)
7. The Darkest Secret (Amun- Haidee)
8. The Darkest Surrender (Strider - Kaia)
9. The Darkest Seduction (Paris - Sienna)
10. The Darkest Craving (Kane- Josephina)
11. The Darkest Touch (Torin - Keeley)

Ufak Notlar!
Kitaplar birbirinden bağımsız değil birbirinin devamı. O yüzden ortadan başlamayın. Eğer kitapta ne olduğunu bilmediğiniz terimler varsa ki vardır çünkü yunan mitolojisinden bolca bahsediyor en arkada sözlük gibi bir bölüm var. Oradan bakabilirsiniz. Serinin çok uzun olmasına bakmayın bir solukta bitiyor. Çok akıcı ve merak uyandırıcı. Beş kitabın hiçbir yerinde sıkılmadım. Bazı cinsel içerikli sahneler var ama rahatsız edeceğini sanmıyorum. En azından beni etmedi. İlk kitapta kimin ne iblisi olduğunu karıştırabilirsiniz ama zamanla aklınızda kalıyor. Paris bence aralarında en komik karakter. Hafifmeşreplik iblisi ile lanetlenmiş. Can damarı kadınlar. Bunu iyice anlıyorsunuz. Paris'e gerçekten çok güldüm. Camio aralarındaki tek kadın savaşçı. Onun hikayesi yok henüz. Olur mu bilmiyorum ama olsa güzel olur. Sefalet iblisiyle lanetlernmiş. O konuşunca insanın kendisini kesesi geliyormuş. Ben duymadım ama aldığım duyumlara göre böyle ve bence ilginç olur. :) Torin hastalık iblisi taşıyor. Kimseye dokunamıyor. Çünkü dokunduğunda hastalık bulaşıp salgın başlıyor. Onun haricinde Kane'in hikayesini de oldukça merak ediyorum çünkü kendisi felaket iblisini taşıyor. Durup dururken kafasına lamba inebiliyor yada tavan çökebiliyor. Gideon yalan iblisini taşıyor ve doğru söylediğinde inanılmaz acılar çekiyor. Onun hikayesi de ilginç olacaktır. Strider'ın sevgilisi Kaia Sabiin'in sevgilisi Gwen'in ablası sanırım. Buna sevindim ablalarından en sevdiğim Kaia çünkü. Amun ise insanların en gizli sırlarını duıyabiliyor. Onun ilişkisi en tuhafı olacak bence. 

Kısacası hepsini çok merak ediyorum. Benim favori serim haline geldi. Elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Sorularınız olursa veya sizde okuduysanız yorum yazarak benimle paylaşın. Eğer buraya kadar okuyacak sabrı gösterdiyseniz çok çok çok teşekkür ederim. :))

6 yorum:

  1. Serinin ikinci kitabını ilk kitap zannedip aldım kaldı. Bu arada distopya, paranolmal gerçekle alakası olmayan her tür kitaba taktım bu seriyi deli gibi merak etmeye başladım =)

    YanıtlaSil
  2. Bende fantastik ve distopyaya takmış durumdayım. Bu seri de okuduğum en iyi fantastiklerden. Umarım en kısa zamanda okursun. Yorumunu merakla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  3. eksiksiz anlatmışsınız, kitapların özetini.
    serinin 5 kitabını da okudum ve soluksuz okudum heyecanla -gideon ve scarlett i bkliyorum çünkü birde onlaron geçmiş mazisi var ;)
    ama şunu söylemeden de geçemicem bn REYES ciyim kndime en yakın karakter onu görüyorum nedense :D
    torin in hikayesi de bir kadın olabilcek mi merak etmiyor değilim ama :)
    bu serinin en üzücü yanı Pegasus Yanlarından olması , her çıkartmış olduğu seride bir sonraki kitap için arayı çok uzun tutuyor malesef :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimden geldiğince ayrıntılı anlatmaya çalıştım. Çünkü gerçekten benim için kabaca geçilecek kitaplar değil. En sevdiğim serilerin başında geliyor.
      Ben Lucien ve Reyes arasında kararsız kaldım. Ikisini de aşırı seviyorum.
      Ever haklısınız Pegasus Yayınları arada çok fazla zaman geçiriyor kitapları çıkarırken. Beklemekten başka çaremiz yok ne yazık ki.
      Uzun yorumumu okuduğunuz ve düşüncenizi paylaştığınız için teşekkür ederim. :)

      Sil
  4. Harika soluksuz okudum. Bende kendime en yaki. Aeronu gordum sanirim kanatlari olmasi hosuma gitti :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Aeron'un hikayesi de çok heyecan verici idi. Ee bir meleğe aşık olacaksa kanat şart :))

      Sil