26 Mayıs 2016 Perşembe

Meriç Mekik - Ahh Kalbim Kitap Yorumu


Herkese merhaba. Nasılsınız? Ben iyi olmaya çalışıyorum. Aslında bu kitabın yorumu bugün gelmeyecekti. Çünkü önce sinirlerimin yatışmasını bekliyordum ama baktım ben bu sinirle uyuyamayacağım en azından içimi dökeyim dedim geçtim bilgisayarın başına. Öncelikle kitabın konusundan bahsetmek istiyorum her zamanki gibi. Aylin dört yıl önce henüz hamileyken kocasından öğrencisine aşık olduğunu ve onunla yaşayacağını öğrenir. Böylece boşanırlar. Dört yıl sonra Aylin ayrılık sonrası depresyonu ile kilolu bir kadına dönüşür. Pelin -kızı- ile birlikte ailesinin evinde yaşamaya başlar. Daha sonra bir gün kayınvalidesi Aylin'i evliliğinin otuzuncu yıl kutlamasına çağırır. Böylece Aylin'in en yakın üç arkadaşı Şebnem, Asu ve Defne ona partiye beraber gidebileceği yakışıklı bir aday sunmak için arayışlara başlarlar.
Şebnem plancı, lafını esirgemeyen, her şeyi kontrolü altında tutan bir karakterken, Asu her gece başka adamlarla takılan bir kadındır. Defne ise Selim isimli evli olan sevgilisi ile uğraşan otuz dört yaşında ama beş yaşındaki çocuğun saflığında (!) bir kadındır. Selim'in eşiyle arasının kötü olduğunu ve eşinden ayrılıp onunla eveleneceğinin hayalini kurar. Selim ne dese inanır. (!) Neyse sahaya ilk önce Şebnem'in adayı çıkar. Tanju. Zengin ve kültürlü Tanju enteresan bir şekilde bir çok zincirleme kaza olmasına rağmen bizim kıza abayı yakar ama Aylin o kadar da sıcak bakmaz bu olaya. Neden? Çünkü onun aklı işe giderken asansörde iki kere gördüğü adamda kalmıştır çoktan. Tanju ile olmayacağını anlayan Aylin bu sefer Defne'nin adayı Doruk ile görüşür. Ki Murakami üzerine sohbet başlayınca Aylin Kafka'nın Güncesi ile Doruk'u çıldırtır ve o iş kesinlikle geri dönüşsüz bir şekilde yatar. Son olarak gece kulübünde Asu'nun adayı Tolga ile tanışır. Bir şekilde ona kanı ısınır ve partiye birlikte giderler. Ancak Asu'nun adayından beklenileceği gibi Tolga başka kızlara asılırken üstüne Aylin'in eski kocası Adnan ve sevgilisi Keiko'nun olaylara dahil olması işi iyice karıştırır. Kısaca olaylar bu şekilde ilerliyor. Şimdi gelelim benim sinirlerimin neden hopladığına.. Siz az önce anlattığım konuda Pelin adındaki dört yaşındaki küçük kızı bir yerde görüyor musunuz? Varlığından başka bir yerde yok değil mi? Neden? Çünkü annesi otuz dört yaşında bir kadın gibi davranmaktan aciz. Kızıyla adam gibi ilgilendiği bir bölüm yok kitapta. Bunun haricinde kızına sevgi gösterdiği bir bölüm de bulunmamakta. Hadi bunu geçtim. Kitapta en çok hissedilen en dev eksikliklerden biri duygu tasvirinin olmayışı. Bu karakterler ne hisseder ne ister hiç bilmiyoruz. Sadece Aylin ve tekrarları var. Ciddiyim en az beş yerde 'Şebnem'in söylediklerini asla kişisel almazsınız.' lafı geçiyor. Bir iki kere geçse sesimi keseceğim ama Şebnem'in her konuşmasından sonra üstelik doğruları söylerken böyle söylenmesi beni sinir etti. Diğer en büyük hata ise kesinlikle ama kesinlikle kitabın ne yazar tarafından ne de editörler tarafından bir kere bile okunmamış olması. O kadar bariz hatalar vardı ki. Hayatımda daha önce hiç bu kadar özenilmemiş bir kitap okumamıştım. Ciddiyim bir kere bile okunmamış. Bir paragrafta Aylin'in kayınvalidesi Aylin'e "Meriiiç." diye sesleniyor. Şaka yapmıyorum gerçekten. Hadi yazar kendini düşünerek bu bölümü yadı . Gözünden kaçtı orası Meriç kaldı. Yahu bir kere okusaydınız bu hataların hepsi dökülecekti. Başka bir yerde bir paragrafta 'Aydın Usta' derken bir alt paragrafta aynı adam 'Ayhan Usta' oluyordu. Hayatımda ilk defa kalemi elime alıp bir kitaptaki hataların üstünü çizmek istedim. Karakterler çok tuhaf yapılıydı. Başta bahsettiğim gibi Aylin'in en yakın arkadaşı Defne tam bir sazan. Bunun haricinde kitapta geçen çok karakter var ama kitapta yoklar. Mesela Şebnem'in kızı, kocası.. Yahu nerede bu insanlar? Aylin ve Şebnem bu kadar çok buluşup beraber bin tane iş yaparken hiç mi dahil olmuyor bu insanlar olaya! Gerçi Aylin'in kızı Pelin bile iki üç yerde varken Şebnem'in ailesine takmam benim kabahatim. Bunun haricinde Adnan neden bu kadar yılışık? Keiko neden Aylin'e sürekli sarılıyor? Karakterler tuhaf derken neden bahsettiğimi anladınız mı şimdi. Sen kadının kocasıyla ilişki içindesin, senin için adam hamile karısını terk etmiş sen kadını ilk gördüğün yerde boynuna atlıyorsun. Manyak mısın kardeşim? Ay yoruldum. Yazarken bile sinirlerim hopluyor. Kırıcı bir yorum yapmamaya çalışıyorum ama elimden en yumuşak haliyle bu kadar çıkıyor. Bahsetmek istediğim daha bin tane nokta var ama boş verdim. Açıklamak istediğim bir konu var kitabı tamamen kötü gibi yorumlamış gibi oldum ama aslında kitap kötü değil. Sadece altyapı eksiği var ve hiç bir şekilde özen gösterilmemiş. Kitapta beğendiğim yer yok mu? Tabiki var. Mesela hiç zorlama ve kasılma espriler olmadan bir çok yerde kahkahalarla güldüm. Ama beni eğlendiren bu yerlerden çok sinirlendiren o kısımlar olduğu için pek de olumlu bir yorum yapamayacağım. Son olarak da kitabın türü romantik - komedi değil arakadaşlar. Kitabın sonuna kadar herhangi bir romantik kısım bile geçmiyor. Daha çok bir komedi kitabı diyebiliriz. Yorumum bu kadar. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkürler. Eğer yazar ya da kitapta emeği olan başka biri okuduysa ve onları kıracak bir şey yazdıysam kusura bakmayın. Bir sonraki yorumda görüşmek üzere.. Hoşçakalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder